
İnsan bazen her şeye sahip gibi görünür ama içinde bir boşluk hisseder. Gülüyor, konuşuyor, çalışıyor… ama kalbi yorgundur. İşte tam burada durup kendimize sormamız gerekir: Kalbimiz neyle meşgul?
İslam bize önce kalbi öğretir. Çünkü Resûlullah ﷺ buyurur ki:
“Dikkat edin! Vücutta bir et parçası vardır. O düzgün olursa bütün vücut düzgün olur. O bozulursa bütün vücut bozulur. İşte o kalptir.”
Kalp, Allah’ı anmakla dirilir. Dilimiz zikre alıştıkça, kalbimiz de yumuşar. Namaz sadece bir görev olmaktan çıkar, bir buluşmaya dönüşür. Dua, ezber cümleler değil; içten gelen bir yakarış olur.
Günah kalbi karartır ama tövbe onu yeniden parlatır. Allah Teâlâ kulunun dönüşünü sever. Ne kadar uzaklaşmış olursak olalım, bir adım attığımızda O bize koşarak gelir. Önemli olan samimi bir niyetle “Ya Rabbi” diyebilmektir.
Bugün kendimize küçük bir hedef koyalım. Belki bir ayeti daha dikkatle okuyalım. Belki namazdan sonra aceleyle kalkmayıp birkaç dakika Allah’la baş başa kalalım. Unutmayalım: Büyük değişimler küçük ama sürekli adımlarla olur.
Kalbimizi dünya gürültüsünden koruyabildiğimiz ölçüde huzura yaklaşırız. Çünkü gerçek huzur, ancak Allah’ı anmakladır.
Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız?
İlk yorum yazan siz olun.